26 08 2012

Kedi gözü

Akşam eve döndüğünüzde kediniz sizi miyavlayarak karşılar, ona yemek verdiğinizde de keyfine diyecek yoktur. Hele onunla oynadığınızda ne kadar mutlu olduğunu yaptığı sempatik hareketler anlayabilirsiniz.

Peki size bir soru soralım: Kedinize hiç televizyon izletiyor musunuz? Diyelim ki, izletiyorsunuz. Peki, kedinizin aslında televizyonda hiç bir şey göremediğini, boş boş baktığını biliyor musunuz? Cevap hayır mı? O zaman buyurun kedilerin gizemli dünyasında kısa bir yolculuk yapalım.

Kediler kör olarak doğarlar. Doğarken gözlerinin kapalı olmasının sebebi, dünyaya baksa da bir şey göremeyeceğidir. Ancak belli bir zamandan sonra görme kabiliyetini kazanırlar.

Karanlıkta görme duyuları insanlardan çok daha gelişkendir. Kırmızıyı hiç göremezler. Dünyayı yeşilin ve mavinin tonları olarak algılarlar.
Gecenin karanlığında, biz gündüz nasıl görüyorsak onlar da çevreyi o kadar net görebilirler.

Karanlıkta 20 metreden çalılıklar arasında bir farenin kuyruğunu fark-edebilir ve avını o hiçbir şey anlamadan yakalayabilir.
Ancak gündüz durum tam tersine… Öğle vakti, güneşin tepede olduğu zaman kedinin görüş alanı en zayıf duruma düşer.

Bilim adamlarına göre, kedilerin hayatı akşam yaşamaları için programlanmış gibi. Bilim adamları, araştırmalarının sonuçlarını şöyle anlatıyor: “Kedilerimiz birer avcı. Bu yüzden gözleri en ufak hareketlere karşı duyarlı, en ufak bir hareketi hemen farkedebiliyor. Beyni, bir çok görüntüyü biz insanlardan daha fazla işleyebiliyor.

Kedinizi televizyona baktırmaya çalışmanızın hiç bir faydası yok. Ekran kedinin bütün elektrotlarını tamamen bombalıyor. Sadece elektronik süpürücüler görebiliyor. Bununla birlikte kediler dikkatini tek bir nesne üzerinde yoğunlaştırabiliyorlar.

Geri kalanları onu ilgilendirmiyor. Kedi bir topla oynadığı zaman masanın ayaklarını bile göremez. Sadece bir hedefe kilitleniyor. O da oynadığı hareketli toptur.

“Bıyıkları anten gibi”
Kedilerin aynı zamanda koku alma duyuları çok gelişmiştir. Yaşadığı çevreyi kokusundan da çok iyi algılıyor. Yemek yediği sefertasını, oturduğu koltuğunu, sütünü ve tuvalet yaptığı yeri kendisi benimseyerek aynı yerlerde gününü geçirir.

Gezdiği bir çok yer aynıdır. Geçtiği yerleri kokusundan tanır. Yolunu görerek değil kokuyla alır. Bir fare burnunun dibinden geçtiği zaman bıyıkları farenin istikametini takip ederek dikleşir. Bıyıkları bizim parmaklarımızdan çok daha duyarlıdır. Bir anten gibidir de diyebiliriz.”

Kedilerin bir özelliği de çok uzun yol kat edebilmesi ve kaybolsa bile evini bulabilmesidir. Araştırmanın sonucuna göre, 2400 kilometrelik bir yolu katedebilir. Dolayısıyla Edirneli’yseniz ve bir seyahat sırasında kediniz Kars’ta kaybolmuşsa, merak etmeyin, bir kaç gün sonra Edirne’deki evinize geri döner.

Karanlıkta krallar
Fransa’nın Nantes Üniversitesi Öğretim Üyelerinden Didier Morand’ın ekibiyle hazırladığı incelemelere göre, kedilerin hayatı karanlıkta yaşamaları için programlanmış… Kedinin göz yapısını inceledikleri zaman çok şaşırdıklarını söyleyen Morand, “Kedilerin krallığı karanlıkta başlıyor” diyor.

258
0
0
Yorum Yaz